Kapitalizm ve İktisat Sosyolojisi

2006 yılında yazdığım makale. Kapitalizm ile ilgili bilgi almak isteyen ve İktisat Sosyolojisi dersinden geçmek isteyenlere tavsiye edilir.

Toplumlar sosyalizasyon süreci içerisinde sürekli değişim içerisindedirler. Zamanla toplayıcılıkla uğraşan insan bir süre sonra tarım toplumuna geçiş yapmıştır. Tarım toplumundan sonra ise insanlar kapitalist topluma geçiş yapmıştır. Almanya,İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde bu geçiş kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleşirken Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde zor ve uzun bir sürede gerçekleşmektedir. Bu geçiş sürecinde ise bir ara form oluşmaktadır. Buna da kısaca tampon mekanizma denilmektedir. Köylüler köylerinde çalışırken kapitalistler kentlerde üretim yapmaktadır. Yani ne tam kapitalist ne de tam köylü bir toplum bulunmaktadır. Fakat kapitalizme doğru hızlı bir ilerleme kaydedilmektedir. İnsanlar kapitalist topluma giriş yapmak için köylerinden kentlere göç etmektedirler. Köylerden göç eden insanların bazıları bir iş bulup çalışmaya başlamış geri kalanlar ise köydeki yaşantılarını evlerinin yanını bahçe yaparak kentte sürdürmeye çalışmışlardır. Fakat sosyalizasyon süreci içerisinde oluşan patronaj sayesinde yani birlikte göç ettikleri akrabalarının kendilerini işe aldırması yada hemşehrilerinden olan patronların kendilerini işe alması ile bu kişilerde kapitalist topluma giriş yapmışlardır.

Tarım toplumuna geçildikten sonra insanlar kendi ihtiyaçlarını üretmeye başladılar. Yaşayabilcekleri kadar üretim yapıyorlardı. Ardından tarım toplumlarında iş bölümü oluştu.İş bölümü sonucu işte uzmanlaşma oluştu. İşbölümü ve uzmanlaşma nın en önemli katkısı verimlilik artırmasıydı. Verimlilik artınca insanlar daha fazla üretim yapmaya başladılar. Yani kendi ihtiyaçlarından fazla üretmeye başladılar. Yani normalde 5 üreten insan uzmanlaşma sonucu 7 üretmeye başladı. Ama kendi ihtiyacı 5 olduğu için artan 2 birim artı değer olarak karşımıza çıktı.Bu artı değer oluşumu sonucu yeni iş alanları ve yeni kavramlar oluştu.İnsanlar koruma amaçlı kaplar üretmeye başladılar.İnsanlar oluşan artı değeri satmaya başladı. Bu satış sırasında taşıma gibi yeni işler oluştu.Ardından insanlar bunları satmaya artıdeğerden para kazanmaya başladılar.Burada paranın ilk olarak metalaşmasını vurgulamak gerekiyor.

Para metalaştıktan sonra insanlar daha fazla kazanmak için daha fazla üretim yapma isteği içine girdiler burada en önemli oluşum mülkiyet kavramıdır. İnsanlar topraklarını çitle çevirdiler ve bu toprak benim diyebildiler.Orada oluşan artı değeri de satmaya ve para kazanmaya başladılar.Burada herkes toprak kazanma savaşına girdi. Mülkiyet sahibi olma önem kazandı. Toprağı olmayanlar da emeklerinden satacak başka bişeyleri olmadığı için emeklerini satmaya başladılar. Burada emeğin meta haline gelmesine rastlıyoruz. Hiçbirşeyi olmayan insanlar yaşamak için emeklerini satmak zorunda kaldılar. Burada oluşan bir diğer kavramda köle kavramıdır. Köle kavramı ile insanlar üretim için insan emeğini metalaştırmış onu kullanmışlardır.

Daha sonra “toprak devleti yönetenlerindir” kavramının devlet yönetiminde uygulanması ve bu artı değerlerin padişaha aktarılması ile birlikte mülksüzleşme oluşmuştur. Köylülerin toprağının elinden alınması ile birlikte köylüler şehirlere göç edip başkalarının hizmetinde çalışmıştır. Buralarda kurulan atölyeler ve fabrikalarla birlikte kapitalizme geçiş hızlanmıştır.

Sonuç olarak paranın emek gücünün metalaşması ile birlikte kapitalizme geçiş başlamıştır. Kimilerine göre Dünya’nın son sistemi olsa da Karl Marx’ın dediği gibi kapitalizm gün gelecek kendi kendini yok edecektir… Ve dünyanın sona kadar insanlar eşit yaşacaktır…

Twitter Digg Delicious Stumbleupon Technorati Facebook

Yorum yok...