BO BLOG – IV

Bo-Blog 4. kez yayında.

Müzikal

Müzikal

2 albüm:

Redd – 21

Teoman – İnsanlık Halleri

Bir Pazar Sabahı

Bir Pazar Sabahı

Geçtiğimiz pazar sabahı gözümü hastanede açtım.

2 serum 1 iğne.

Kendin İçin Yaşa!

Kendin İçin Yaşa!

Henuz 18 ini yeni bitirmiştin, enerji ve umutla dolu hayata başlamaya hazırdın…
Ne oldu?
İstemediğin bir okula girdin. İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için…
Sevmediğin bir bölümde senelerini harcadın….
Ayaklarını sürüye sürüye gittin derslere…
Çalışmak istemedin ama yine de zorladın kendini…
Güç bela bitirdin sonunda…
Ne ailen, ne de arkadaşların görmedi yaptığın fedakarlığı…
Alkışlamadılar seni, omuzlarının üzerine çıkarmadılar, madalya takmadılar…
Enerjin çoktan tükenmeye başladı bile…
Kimse bilmez nasıl kendini feda ettiğini…
Ruhunu teslim ettiğini…
Gençliğini tükettiğini…
Şimdi iş bulman gerek…
Para kazanman, araba alman, ev alman gerek…..
İstemediğin bir işe girdin…
Böyle olması gerekiyor diye…
Sırf çevrendekiler bekliyor diye…
İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için…
Sabahın köründe gidiyorsun işe…
Sevmediğin insanlar ile gününü harcıyorsun…
Heyecan duymadığın işlerle zamanını geçiriyorsun…
Yarının gelmesinden nefret ediyorsun…
Sevildiğini hissettin mi peki? Ya saygı?
Bitti mi insanların istekleri?
Özgür müsün artık? Hayır hala özgür değilsin…
Şimdi evlenmen gerek…
Öyle ya yaşın geçiyor, evde mi kaldın ne? Arıyorsun etrafında uygun birisini, artık evlenmeliyim diyorsun…
Acaba gerçekten istiyor musun? Sana uygun birisini buldun işte, boyu boyuna, mesleği mesleğine, parası parana göre…
Peki ya kalbin? Düğününden bir gece önce sessizce itiraf ettin kendine, ya doğru kişi değilse? Belli ki hazır değildin bu evliliğe…
Evlenmek için evlendin…
İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için…
Mutlu oldun mu peki?kalbin heyecanla doldu mu?
Akşam eve koşarak döndün mü? Sevildiğini hissettin mi?
Seviştin mi tüm varlığınla?
Daha evleneli bir sene dolmadı, insanlar çocuk demeye başladılar…
İstedin mi gerçekten bir çocuk sahibi olmayı?
Hazır mısın bir canlıyı yetiştirmeye?
Söyle bana ne verebilirsin bu küçük insana? Hayatı kendi gözlerinle hiç
yaşadın mı? Ne istediğini biliyor musun? Ya istemediğini? Hiç risk aldın mı?
Sen hiç kendin için bir şey yaptın mı? Çocuğun bir gün sorarsa Özgürlük
Nedir? Ne cevap vereceksin? Sen hiç özgürlüğü yaşadın mı?
Evliliğinde problemler yaşıyorsun…
Sevmediğin bir insanla cehennemi paylaşıyorsun…
Boşanmak fikri kafana gelip gelip gidiyor…
cesaret edemiyorsun…
İnsanlar ne der diyorsun…
Gene kendi duygularının üzerine
bir duvar örüp başka insanlar için evliliğinde kalıyorsun….
Fedakarlığını gören biri var mı? Yaşadığın ızdırabı senin gibi yaşayan? Korkuların seni
hapsetmiş, her geçen gün etrafına bir duvar daha örüyorsun. Sevilmeme
korkusu, yalnız kalma korkusu, başarısız olma korkusu, saygınlığını yitirme korkusu ve daha neler neler…
Hayatında hiç korkmadığın bir gün oldu mu?
Cesaretle atıldın mı hiç, ya bilmediğin bir dünyaya girdin mi? Sevilmemeyi
göze aldın mı hiç? Gülünç duruma düştün mü? Ağladın mı doyasıya, insanlara
aldırmadan? Acı çektin mi hiç, hani öleceğini düşünecek kadar…
Ve iyileşmeyi başarabildin mi hiç?
Yaş erdi kemale diyorsun, bu saatten sonra benden ne köy olur ne kılavuz.
Umutların tükenmiş, hayallerin yıkılmış…
Koca bir ömür başka insanların kontrolü altında geçip gitmiş. Alışmışsın artık bu düzene,
artık istesemde çıkamam diyorsun…
Ve gene kendin için bir şeyler yapmaktan vazgeçiyorsun…
Ne olurdu istediğin okula gitseydin…
Kim ne derse desin, ressamolsaydın…
Müzisyen, Arkeolog, Sanatçı, Sporcu olsaydın…
Hayattaki büyük adımları ancak hazır olduğunda sen istediğin için atsaydın…
Ne olurdu biraz risk alsaydın? Biraz kendine güvenseydin? Biraz kendine inansaydın?
Ne olurdu seni çepeçevre saran zincileri kırıp, önünde ki duvarları aşıp,
kendin olabilmeyi başarsaydın? Kim ne diyebilirdi sana? Gene kimse madalya
takmazdı, gene kimse alkışlamazdı, gene kimse seni omuzlarının üzerine çıkarmazdı…
Ama sen kendine saygı duyardın!
Haydi şu anda şu dakika bir daha bak hayatına…
Bu sefer kendin için bir şeyler yap…
Bırak insanlar sevmesin seni, bırak senin mutsuzluğundan mutlu olmayıversinler, bırak takdir etmesinler,
onaylamasınlar, bırak dedikodunu yapsınlar, itiraz etsinler…
Hayatında bir kere olsun bu riski al!
İstediğin mesleği yap…
Zevk al ürettiğin işten…
Uçarak git işine…
Keyif al birlikte çalıştığın insanlardan…
Yaşamını kendin SEÇ ve MUTLU OL seçtiğin bu yaşamdan…
İstediğin insan ile istediğin zamanda evlen…
İster 20 inde ol, ister 50inde…
Senden başka kim bilir doğru insanın kim olduğunu ve doğru zamanın ne zaman olduğunu? Dinleme başkalarını…
Evlenmek için hiç bir zaman geç sayılmaz…
Ve hatta istiyorsan asla evlenme…
Bu yaşam senin, ve ızdırabını da, mutluluğunu da yaşayan tek sensin….
İstediğin zaman çocuk yap…
Kendini hazır hissettiğinde, yaşama bir canlı getirmek istediğinde ve o çocuğa verecek bir şeylerin
olduğunda…
Ve hatta istemezsen hiç çocuk yapma…
İstiyorsan başka bir şehre taşın, başka bir ülkeye, başka bir kıtaya…
Mecbur değilsin bu şehire tıkılıp kalmaya…
İstiyorsan yeniden okula başla, yeni bir meslek, yeni bir hayat, yeni ben diyerek kendin için yaşa…
Şimdi soruyorum sana…
Ne zaman kendin için bir şeyler yapacaksın?

BOşver

BOşver

Şimdi yine çok eski bir şarkı koyacağım.

Ama sizin için yeni bir şarkı olacak.

Jelibon Menü

Jelibon Menü

Jelibon tadında bir kaç renkte hazırladığım menüler. Yakın zamanda flash şeklinde ekleyeceğim. Png formatını kullanabilirsiniz.

jelibon menu
menu.png

Carbon Fiber

Carbon Fiber

Carbon Fiber 4×4px boyutunda. Çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

carbon 4×4

carbon.jpg


Fireworks kaynak dosyası:carbon pngcarbon.png

BO Blog – Yeniden

BO Blog – Yeniden

Uzun zamandır ara verdiğim BO Blog’a yeniden yazmaya başladım.

Eski bloga ait birkaç yazı dışında yaklaşık 90 yazıyı taslaklara kaldırdım.

İyi seyirler.

Sansasyon

Sansasyon

Geçtiğimiz hafta sonu; bir yıl sonra yeniden Rock Market‘te stüdyoya girdik. Aradan 1 yıl geçmesine rağmen güzeldi. Yüce vokal’den sevgilerle.

Access 2 Sql

Yıllardır asp kullanan birisi olarak artık siteler büyüdükçe database kaldıramaz hale gelmişti. Buna kökten bir çözüm olarak php ye geçiş yaptım. 1-2 hafta zorlandım fakat www.kampuskampus.com gibi siteleri kodlamaya başladıktan sonra iyice alıştım. Ama eski önemli bilgi ve üye içeren siteleri sql a aktarmak hiçte kolay olmayacaktı. 1-2 hafta uğraştım. İnternetteki programların çoğu ücretli. Sadecehosting‘teki programcı arkadaşlara ve Ersin Koç‘a danıştım. Tek yol verileri tek tek kaydetmekti. O da imkansız gibi bir şeydi. Geceleri uyurken bile nasıl geçirebilirim diye düşünüyordum. Ama dedikleri gibi tek tek aktarmaktan başka çare yoktu.

Access2sql.

Yeni sistemdeki tablolar farklı herşey farklı. Hem nasıl eşleştirecektik onları. Aslında tek isteğim üyeleri aktarmaktı bu bile tek tek aktarmak zor gözüküyordu.

Ve derken bir anda aklıma bir fikir geldi.

Access sitedeki üyeler tablosundaki verileri tek bir sayfada listeledikten sonra hepsini kopyalayıp .sql dosyasını kaydettikten sonra üyeler tablosuna import etmek! Evet bu gayet mantıklıydı. Hemen yatağımdan kalktım ve bilgisayarın başına oturdum.

Asp sayfada;

INSERT INTO `uyeler` VALUES (<%=RS(“uyenumarasi”)%>, ‘<%=RS(“uyeadi”)%>’, ‘9d’, ‘<%=RS(“email”)%>’, 0, 0, 0, ”, ”, 1, 1, 1, 1, ‘10800′, ‘tr’, ”, ‘<%=RS(“email”)%>’, ‘a:1:{s:7:”contact”;i:0;}’);

şeklinde yazıp gönderdiğimde aktarmak istediklerim sql olarak tek bir sayfada listelendi.:


– Tablo döküm verisi `uyeler`

INSERT INTO `uyeler` VALUES (1950, ‘burak’, ‘9d’, ‘email@email.com’, 0, 0, 0, ”, ”, 1, 1, 1, 1, ‘10800′, ‘tr’, ”, ‘email@email.com’, ‘a:1:{s:7:”contact”;i:0;}’);

…………………………

sonra hepsini kopyala oyuncak.sql a yapıştırdım. Kontrol paneline gittim import ettim. Diğer içeriği aktarmaya gerek görmedim. Ama siz de asp sisteminizdeki örneğin forum konularınızı php sisteminize aktarmak istiyorsanız; Php sisteminizde forum kategori ve alt kategorilerini oluşturun. Ama asp sisteminizdeki ana ve alt kategori id numaraları aynı olsun. Bir tane deneme konusu açın. Php de oluşturduğunuz tabloları dökün yapısını görün. Ve aynen o şekilde asp deki forumlarınızı yazdırın. Kopyalayıp sql a import edin.
Bu kadar basit miydi?

Evet (:

Peki cem in 10 bin 1 milyon a kadar saydıklarına ne olacak 50 Bira borcun hala geçerli olacak mı?

Hayır (:

I.E. Son Güncellemesi ve Flash Sorunu

I.E. Son Güncellemesi ile Birlikte Bildiğiniz Gibi Sitenizde Yer Alan Flash Dosyalarını Kullanmak İçin Artık “bu denetimi etkinleştirmek için tıklayın” şeklinde bir uyarı çıkıyor.

Bunu gidermek için gereksiz kodlar yazacağız artık flash dosyalarının başına.

Bu sorunu halletmek için aşağıda anlatacaklarımı flash dosyalarınıza uygulayın.

Öncelikle şu 2 dosyayı indirin:

AC_RunActiveContent.js

AC_ActiveX.js

Sitenizde head tagleri arasında olacak şekilde ekleyin.

<script src=”AC_RunActiveContent.js” type=”text/javascript”></script>
<script src=”AC_ActiveX.js” type=”text/javascript”></script>

<script type=”text/javascript”> AC_FL_RunContent( \\’codebase\\’,\\’http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/

swflash.cab#version=5,0,0,0\\’,\\’width\\’,\\’843\\’,\\’height\\’,\\’570\\’,\\’src

\\’,\\’introbo\\’,\\’quality\\’,\\’high\\’,\\’pluginspage\\’,\\’http://www.macrome

dia.com/go/getflashplayer\\’,\\’movie\\’,\\’introbo\\’); //end AC code </script>

Daha sonra aşağıdaki kodu flash dosyanıza göre düzenleyin.

introbo: flash dosyanızın adı.

introbo.swf: flash dosyanız ve uzantısı.

843: flash dosyanızın genişliği

570: flash dosyanızın yüksekliği

Artık sitenizde flash dosyalarını kullanmak için bu denetimi etkinleştirmek için tıklayın zımbırtısı çıkmayacaktır.

DİP NOT: Artık Flash ın son sürümü Adobe Flash Cs 3 bu kodları otomatik olarak oluşturuyor. Flash 8 ve daha alt sürümleri kullanıyorsanız bu uygulamayı kullanabilirsiniz.

Konu flash tan açılmışken sizlere yararlı olabilecek derlediğim flash kaynak
sitelerini listeliyim.

Yabancı kaynaklar:

http://www.flashkit.com/

http://www.actionscript.org/

http://www.kirupa.com/

http://www.were-here.com/

http://www.echoecho.com/flash.htm

http://www.w3schools.com/flash/default.asp

http://www.siteownersdesign.com/design-tutorials/flash/

http://www.webdevelopersnotes.com/tutorials/flash/index.php3

http://www.katsueydesignworks.com/flash.htm

http://www.flashadvisor.com/

http://www.flashopensource.com/

http://www.flashmagazine.com/

http://flashfoot.com/

http://www.ultrashock.com/

Türkçe kaynaklar:

http://www.flashokulu.com/

http://www.flashdersleri.com/

http://www.aeystudio.com/

Kapitalizm ve İktisat Sosyolojisi

2006 yılında yazdığım makale. Kapitalizm ile ilgili bilgi almak isteyen ve İktisat Sosyolojisi dersinden geçmek isteyenlere tavsiye edilir.

Toplumlar sosyalizasyon süreci içerisinde sürekli değişim içerisindedirler. Zamanla toplayıcılıkla uğraşan insan bir süre sonra tarım toplumuna geçiş yapmıştır. Tarım toplumundan sonra ise insanlar kapitalist topluma geçiş yapmıştır. Almanya,İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde bu geçiş kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleşirken Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde zor ve uzun bir sürede gerçekleşmektedir. Bu geçiş sürecinde ise bir ara form oluşmaktadır. Buna da kısaca tampon mekanizma denilmektedir. Köylüler köylerinde çalışırken kapitalistler kentlerde üretim yapmaktadır. Yani ne tam kapitalist ne de tam köylü bir toplum bulunmaktadır. Fakat kapitalizme doğru hızlı bir ilerleme kaydedilmektedir. İnsanlar kapitalist topluma giriş yapmak için köylerinden kentlere göç etmektedirler. Köylerden göç eden insanların bazıları bir iş bulup çalışmaya başlamış geri kalanlar ise köydeki yaşantılarını evlerinin yanını bahçe yaparak kentte sürdürmeye çalışmışlardır. Fakat sosyalizasyon süreci içerisinde oluşan patronaj sayesinde yani birlikte göç ettikleri akrabalarının kendilerini işe aldırması yada hemşehrilerinden olan patronların kendilerini işe alması ile bu kişilerde kapitalist topluma giriş yapmışlardır.

Tarım toplumuna geçildikten sonra insanlar kendi ihtiyaçlarını üretmeye başladılar. Yaşayabilcekleri kadar üretim yapıyorlardı. Ardından tarım toplumlarında iş bölümü oluştu.İş bölümü sonucu işte uzmanlaşma oluştu. İşbölümü ve uzmanlaşma nın en önemli katkısı verimlilik artırmasıydı. Verimlilik artınca insanlar daha fazla üretim yapmaya başladılar. Yani kendi ihtiyaçlarından fazla üretmeye başladılar. Yani normalde 5 üreten insan uzmanlaşma sonucu 7 üretmeye başladı. Ama kendi ihtiyacı 5 olduğu için artan 2 birim artı değer olarak karşımıza çıktı.Bu artı değer oluşumu sonucu yeni iş alanları ve yeni kavramlar oluştu.İnsanlar koruma amaçlı kaplar üretmeye başladılar.İnsanlar oluşan artı değeri satmaya başladı. Bu satış sırasında taşıma gibi yeni işler oluştu.Ardından insanlar bunları satmaya artıdeğerden para kazanmaya başladılar.Burada paranın ilk olarak metalaşmasını vurgulamak gerekiyor.

Para metalaştıktan sonra insanlar daha fazla kazanmak için daha fazla üretim yapma isteği içine girdiler burada en önemli oluşum mülkiyet kavramıdır. İnsanlar topraklarını çitle çevirdiler ve bu toprak benim diyebildiler.Orada oluşan artı değeri de satmaya ve para kazanmaya başladılar.Burada herkes toprak kazanma savaşına girdi. Mülkiyet sahibi olma önem kazandı. Toprağı olmayanlar da emeklerinden satacak başka bişeyleri olmadığı için emeklerini satmaya başladılar. Burada emeğin meta haline gelmesine rastlıyoruz. Hiçbirşeyi olmayan insanlar yaşamak için emeklerini satmak zorunda kaldılar. Burada oluşan bir diğer kavramda köle kavramıdır. Köle kavramı ile insanlar üretim için insan emeğini metalaştırmış onu kullanmışlardır.

Daha sonra “toprak devleti yönetenlerindir” kavramının devlet yönetiminde uygulanması ve bu artı değerlerin padişaha aktarılması ile birlikte mülksüzleşme oluşmuştur. Köylülerin toprağının elinden alınması ile birlikte köylüler şehirlere göç edip başkalarının hizmetinde çalışmıştır. Buralarda kurulan atölyeler ve fabrikalarla birlikte kapitalizme geçiş hızlanmıştır.

Sonuç olarak paranın emek gücünün metalaşması ile birlikte kapitalizme geçiş başlamıştır. Kimilerine göre Dünya’nın son sistemi olsa da Karl Marx’ın dediği gibi kapitalizm gün gelecek kendi kendini yok edecektir… Ve dünyanın sona kadar insanlar eşit yaşacaktır…

BO Blog – II

BO Blog 2. kez yayında.